ĠKĠ HĠKÂYENĠN BENZERLĠKLERĠ

Belgede AYYUKĠ ĠLE YUSUF-I MEDDAH’IN VARKA VE GÜLġAH MESNEVĠLERĠNĠN KARġILAġTIRILMASI (sayfa 75-79)

A. ESERLERĠ

IV. ĠKĠ HĠKÂYENĠN BENZERLĠKLERĠ

60 III. ĠKĠ HĠKÂYEDE ÂġIKLARIN KĠġĠLĠKLERĠNĠN ĠNCELENMESĠ

61 açılardan birbirlerine benzerler ve bir nevi biri ötekinin tekrarı gibi olduğu söylenebilir72. Bu benzerlikler, bentler Ģeklinde Ģöyle sıralanabilir:

1. Ayyukî ve Nizamî‟nin mesnevîlerinde yeniliklere yer verilmektedir. Ayyukî mesnevîsinin içinde yer verdiği gazeller, Nizamî‟nin ise yazdığı kısa hikâyeler Ġran edebiyatında bir ilk sayılır.

2. Ġki hikayenin kaynağı Arap edebiyatıdır. Varka ve Gülşâh, Urvat ve Afrâ‟nın, Leylâ ve Mecnun ise Kays ve Leylâ‟nın hikayesinden esinlenerek yazılmıĢtır. El-Fehrest kitabında, Araplar‟ın cahillik devrinde ünlü olan kırk aĢık ve maĢuğun adı zikredilmiĢtir.

Bunlar arasında Urvat ve Afrâ ile Leylâ ve Mecnun‟un adı da bulunmaktadır73.

3. Ġki Ģair, hikâyelerin Arap kaynağından farklı olarak eserlerinde savaĢ sahnelerine de yer verirler. Ayyukî‟nin eserinde Varka, GülĢâh‟ı elde etmek için üç kere savaĢır; ilk olarak GülĢâh‟ı kurtarmak için Rebi ve oğulları ile savaĢır. Ġkinci kez de dayısından yardım almak üzere gittiği Yemen‟de Aden ve Bahreyn orduları ile savaĢır. Sonuncusunda ise GülĢâh‟ı görmek için ġam‟a giderken yolda kırk haramiler ile savaĢır. Nizamî ise eserinde Nufel‟in Leylâ ve Mecnun‟un kavuĢmaları için Leylâ‟nın kabilesi ile yaptığı iki savaĢı iĢler74.

4. Bu iki hikâye onları nazme dönüĢtüren Ayyukî ve Nizamî‟nin eline geçmeden önce Farsça konuĢanların arasında dilden dile dolaĢmıĢ ve hikâyecilerin dillerinde değiĢikliğe uğramıĢ, sonra onları nazme dönüĢtürenlerin eline geçmiĢtir. Yine de ikisi Arap kültürüne ait özelliklerini yitirmemiĢtir75.

5. Ġki hikâyenin kaynağı çok hüzünlü biter ve iki aĢığın genç yaĢta ölmesi hikâyenin sonudur76.

6. Ġkisinin kaynağı hüzünlü Ģiirlerin söylenmesinin nedenini açıklamaktadır; Urvat, Afrâ‟ya; Kays ise Leylâ‟ya olan aĢkını ve onun ayrılığında çektiği acıları Ģiirlerinde dile getirir. Bunlar Arap edebiyatının en önemli Ģiirlerindendir ve halk arasındaki etkisinden dolayı hâlâ Arapça konuĢan ülkelerde bu Ģiirler dilden dile dolaĢır77.

72 Zebihullah Safâ, “Nazar-ı Ġcmâlî be-do-Destân-ı Tazî”, Edebiyat u Zebânhâ Dergisi, C. XVII, Tahran, 1993, s. 8.

73 Sotudiyân, a.g.m., s. 97.

74 Ekremî - Kiyâde, a.g.e., s. 32.

75 Safâ, a.g.m., s. 9.

76 Safâ, a.g.m., s. 10.

77 Safâ, a.g.m., s. 10.

62 7. Her ikisinin kaynağında âĢık sevgilisi ile akrabadır. Urvat ve Afrâ kuzenlerdir.

Ġbn-i Nedîm‟in Fehrest, Ġbn-i Katîbe‟nin E‟Ģ-Ģiirü‟Ģ-Ģuarâ ve Ebu Ferec Ġsfahanî‟nin El-aganî eserlerinin verdiği bilgiye göre Kays aslında Emevi gençlerinden biridir ve Ģiirlerini kuzeni için yazar ve kuzeninin adını kötüye çıkartmamak için Ģiirlerini Mecnun mahlasıyla yazar78.

8. Leylâ ve GülĢâh‟ın aileleri kızlarının duygularını anlayamazlar ve onları zorla evlendirirler. Kızların da bu duruma itiraz etme hakları yoktur. Ancak aĢklarına sadık kalırlar ve vefalıdırlar. Ġbn-i Selâm Leylâ‟yı istediğinde Leylâ‟nın ailesi rızası olmadan onu evlendirirler, Leylâ da hiçbir zaman Ġbn-i Selâm ile halvete girmez. Ancak onun ölümüne kadar evinde kalır79. GülĢâh da rızası olmadan ġam ġahı ile evlendirilir. ġam ġahı, GülĢâh‟a yaklaĢmak istediğinde, kızcağız hançerini çıkarıp kendini öldürmeye kalkar. ġam Ģahı fırlayıp hançeri GülĢâh‟ın elinden alır. Kız dünyada Varka‟dan baĢka kimseyle olamayacağını açıklayınca, ġam Ģahı da onunla konuĢmak ve görüĢmekle yetineceğini söyler.

9. ÂĢıklar arasında iki hikâyede insanî aĢktan öte, masum bir aĢk yaĢanır. Varka ve GülĢâh hikâyesinde örnek olarak ġam ġahının izniyle iki aĢığın görüĢmesine değinilebilir.

ġam ġahı birkaç gün boyunca akĢamları onları gözetler, onların masum olduklarının kanaatine vardığında da artık gözetlemeyi bırakır. Leylâ ve Mecnun‟un hikâyesinde ise yaĢlı bir adamın aracılığıyla iki âĢık buluĢtuklarında Leylâ, Mecnun‟un on adım mesafesinde oturur ve onunla bile direkt konuĢmaz, yaĢlı adama ona bir gazel okumasını söylemesini ister. Leylâ, Mecunun‟un on adım uzağında oturduğunda Ģunları söyler:

Zīn güne ke şem„ mīforūzem Ger pīşter revem besūzem

(Böylece mum gibi alevlendiğimde eğer biraz daha ilerlesem yanarım.) Zīn bīş ḳadem zemān helak est

Der-mezheb-ė „aşḳ „ėybnāk est

(Bundan daha fazla adım atsam zaman yok olur, aĢk mezhebinde ayıptır.)

78 Safâ, a.g.m., s. 10.

79 Behruz Servetiyân, “Râz-ı AĢk-ı Leylâ ve Mecnun”, dy., ts., ss. 19-20.

63 Zān ḥarf ke „ėybnāk bāşed

Ān beh ke cerīde pāk bāşed

(Amel defterinin temiz olması sözün ayıp olmasından daha iyidir.)

10. Ġki Hikâyenin sonunda iki âĢık sevgililerinin yanına gömülürler ve yeni bir hayat kazanırlar. Varka ve Gülşâh‟ta ilk olarak Varka ölür. Ancak GülĢâh öldüğünde ġam ġahı kendi elleriyle GülĢâh‟ı gömer ve Varka‟yı da onun yanına koyar. Leylâ ve Mecnun‟da ise ilk önce Leylâ ölür ve Mecnun da onun yanında gömülür. Nizamî‟nin Leylâ ve Mecnun‟unda bu kavuĢma cennete kadar devam eder, Varka ve Gülşâh‟ta ise Hz.

Peygamberin duasıyla dirilip dünyada birbirlerine kavuĢurlar.

64

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

ARAP, ĠRAN VE TÜRK EDEBĠYATINDA VARKA VE GÜLġÂH HĠKÂYELERĠNĠN KARġILAġTIRILMASI

I. URVAT B. HĠZÂM’IN HAYATI

Varka ve GülĢâh hikâyesi, Urvat ve Afrâ hikâyesi ile karĢılaĢtırıldığı zaman hemen hemen aynıdırlar; Varka ve GülĢâh hikâyesi, Urvat ve Afrâ hikâyesinden alındığını söyleyebiliriz. Urvat ve Afrâ hikâyesi X. yüzyıldan önce Urvat b. Hizâm tarafından yazılmıĢtır, aĢktan ölen ilk Azra Ģairidir. Bu hikâye ilk kez Ġran edebiyatında XI. yüzyılda Ayyukî tarafından Farsçaya mesnevî Ģeklinde çevirilir. Ayyukî yazdığı eserde kahramanların adlarını değiĢtirerek hikâyeye hamasî ve kahramanlık unsurlar katmaktadır.

Urvat ve Afrâ hikâyesi Türk edebiyatında ise ilk kez XIV. yüzyılda Yûsuf-ı Meddâh tarafından yazılır. Ancak Yûsuf-ı Meddâh eserini, Ayyukî‟nin eserini örnek alarak yazar.

Halife Osman (644-656) ve ilk Emevî halifesi Muaviye zamanında yaĢamıĢ olan talihsiz eski Arap Ģairi, Urvat b. Hizâm‟ın hayatı, en büyük Arap dil ve edebiyatı bilginlerinin anlattıkları maceralardan ibarettir80. ġair hakkında Al-agânî kitabında Ģu bilgiler verilmektedir:

“O „Urva b. Ḥizām b. Muhāṣir‟dir. (Bu son Ģahıs) Ḥizām b. Ẓabba b. Kubayr b.

„Uẕrā oğullarındandır. „Urva ilk islām Devri Ģairlerinden olup, aĢkın zelil düĢürüp öldürdüklerindendir. Amcası „Ġḳāl b. Muhāṣir‟in kızı „Afrā için yazdığı Ģiirlerden ve teĢbiblerinden baĢka Ģiir mâlûm değildir.81

Belgede AYYUKĠ ĠLE YUSUF-I MEDDAH’IN VARKA VE GÜLġAH MESNEVĠLERĠNĠN KARġILAġTIRILMASI (sayfa 75-79)