3.2. Politik Davranışın Nedenleri

3.2.2. Örgütsel Nedenler

Politik davranışları etkileyen örgütsel faktörler; belirsizlik, kaynakların yeniden tahsisi, terfi fırsatları, güven düşüklüğü, rol belirsizliği, açık ve net olmayan performans değerlendirme sistemleri, yüksek performans gösterme baskısı, ödüllendirme sistemleri, üst düzey yöneticilerin politik davranışlarda bulunması, liderlik tarzı ve örgüt kültürü olarak sıralanabilir. Bunlar aşağıdaki biçimde özetlenebilir (Bozkurt ve Doğan, 2013:410-413; Demirel ve Seçkin, 2009:147-149; Ertekin ve Ertekin, 2003:5-11; Robbins ve Judge, 2013:461-463):

 Belirsizlik: Örgütsel değerler ve önceliklerin açık ve net olmadığı, örgütsel süreç ve faaliyetlere ilişkin izlenecek kural ve prosedürlerin açıkça ortaya konmadığı durumlarda örgütlerde belirsizlik düzeyi yüksek olmaktadır. Böyle durumlarda çalışanlar savunmacı bir tutum sergilemekte, risk almaktan kaçınmakta ve örgüte yaptıkları yatırımın karşılığını alıp alamayacaklarına dair şüphe duymaktadırlar. Bu durumda da çalışanlar daha fazla politik davranışlar sergileyerek kendilerini güvence altına almaya ya da çıkarlarını maksimize etmeye çalışmaktadırlar.

 Kaynakların yeniden tahsisi: Örgütte kaynakların yeniden tahsis edilmesi veya kaynak dağıtımında yapılacak herhangi bir değişiklik örgütte potansiyel bir çatışma ortamının doğmasına yol açmakta; dolayısıyla da politik davranışların artmasına neden olmaktadır Özellikle de kaynakların kıt olması halinde politik faaliyetlerin görülme olasılığı da artmaktadır.

170

 Terfi fırsatları: Örgütlerde kariyer ve ilerleme fırsatlarının kısıtlı olması, çalışanlar arasındaki rekabeti körükleyerek örgütlerde daha fazla politik davranışların ortaya çıkmasına neden olmaktadır Özellikle de boş olan pozisyonların içeriden terfi yoluyla doldurulduğu örgütlerde rekabet çok daha fazla olmakta; bu yüzden de politik faaliyetlerin yoğunluğu da artmaktadır.

 Güven düşüklüğü: Güven kişinin diğerlerinin fırsatçı davranmayacağı yönündeki olumlu beklentisi olarak tanımlanabilir. Örgüt içinde güven düzeyi ne kadar düşükse örgütte sergilenen politik etkinliklerin yoğunluğu da o kadar fazla olmaktadır. Güvensizlik bireyleri savunmacı bir tutum sergilemeye sevk etmekte; politik faaliyetlerde bulunarak kendilerini korumaya ya da diğerleri arasından sıyrılarak öne geçmeye itmektedir. Boruer, Harris ve Kacmar (2011:870)’a göre, özellikle de örgütün yüksek düzeyde politik olarak algılandığı ve örgüt içinde güvensizliğin hüküm sürdüğü durumlarda; çalışanlar daha fazla politik davranışlar sergilemektedir.

 Rol belirsizliği: Rol belirsizliği çalışanın örgüt içerisinde oynayacağı rolün sınırlarının açık ve net bir şekilde önceden belirlenmemesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Politik davranışlar da kişinin örgüt içerisinde oynadığı biçimsel rolünün dışında olduğundan; rol belirsizliği politik faaliyetlere hem açık kapı bırakmakta hem de politik davranışlar için uygun bir zemin hazırlamaktadır.

 Açık ve net olmayan performans değerlendirme sistemi: Bazı örgütlerde eksik veya yanlış bir şekilde uygulanan performans değerlendirme sistemleri, politik davranışları teşvik edici bir rol oynamaktadır. Performans değerlendirme süreçleri, objektif kriterlerden ziyade öznel ve yanlı olarak yürütülmekte; performans tek bir kritere bağlı olarak değerlendirilmekte ya da çıktıların elde edilmesi ile performans değerleme arasında iş görenin politik faaliyetlerde bulunarak durumu manipüle etmesine sebebiyet verecek kadar uzun bir zaman geçmektedir. Dolayısıyla da bu gibi durumlar örgütlerde politik davranışların ortaya çıkmasına uygun bir zemin hazırlamaktadır.

 Örgütün ödüllendirme sistemi: Örgütlerdeki ödüllendirme sistemleri kimi zaman politik davranışları tetikleyici nitelikte olabilmektedir. Örneğin, bir örgütteki

171

ödüllendirme sistemi bir ekibin başarısını değil de çalışanların bireysel başarılarını ödüllendirmeyi hedef alabilir. Böyle bir durumda çalışanlar arasındaki rekabet körüklenmekte dolayısıyla da politik davranışlar için uygun bir zemin oluşmaktadır. Bunun yanı sıra, örgütlerde bir çalışanın veya grubun herhangi bir ödül kazanıyor olması diğer bir kişinin veya grubun ödül kaybediyor anlamına gelmesi halinde de politik etkinliklerin yoğunluğu artmaktadır.

 Yüksek performans gösterme baskısı: Çalışanlardan beklenen yüksek performans onlarda baskıya neden olabilmekte; bu baskıdan kurtulmak isteyen çalışanlar da ya gerçekten iş performanslarını arttırmakta ya da performanslarını artırmadan yüksek performans sergiliyormuş gibi görünme yolunu tercih etmektedirler. Bu iki yolun hangisi seçilirse seçilsin çalışanların algıladıkları yüksek düzeydeki baskı onları politik etkinliklerde bulunmaya sevk eden itici bir güç olmaktadır.

 Üst düzey yöneticilerin politik davranışlarda bulunması: Örgütsel davranışın oluşmasında en önemli etmenlerden biri de tepe yöneticilerinin tutum ve davranışlarıdır. Çalışanlar tepe yöneticilerinin politik oyunları sayesinde başarılı olduklarını gördükleri takdirde politik oyunların örgüt basamaklarını tırmanmanın bir yolu olduğunu düşünebilirler. Bunun yanı sıra, üst düzey yöneticilerin politik oyunları zamanla örgütte kabul edilebilir bir davranış haline dönüşür ve böyle bir ortamda da çalışanlar politik davranma konusunda cesaretlenirler.

 Liderlik Tarzı: Lider ve liderlik tarzı özellikle de çalışanların hem lidere hem de çalıştıkları kuruma güven duymalarında önemli bir etkendir. Yapılan araştırmalar çalışanların, güvenilir, yardımsever ve dürüst liderlere inanmaya; onlarla birlikte çalışmaya ihtiyaç duyduklarını göstermektedir. Örgüt içinde güven duygusunu pekiştirip güçlendirecek bir liderlik tarzı çalışanlar arası yardımlaşmayı, ahenk ve uyumu sağlayacağından politik davranışların ortaya çıkmasına da ket vuracaktır.

 Örgüt Kültürü: Örgüt kültürünün belirsizlik ve güvensizlik üzerine kurulu olduğu örgütlerde politik faaliyetler daha fazla görülmektedir. Örgüt üyeleri arasındaki güvensizlik çalışanların kendilerini koruma altına alma veya öne geçme amacıyla politik davranışlar sergilemelerine yol açmaktadır. Örgütlerde kazan-kaybet felsefesi;

172

birinin kazanımının ancak diğerinin kaybıyla mümkün olması politik faaliyetlere zemin hazırlamaktadır. Ayrıca çalışanların politik faaliyetleri başarıyla yürütenlerin ödüllendirildiğini veya üst yönetimin bizzat kendisinin politik faaliyetler içinde yer almasını görmesi; örgüt içinde politik davranışların onaylandığınu; hatta örgütsel süreç ve işleyişin doğal bir parçası olduğunu düşünmelerine yol açmakta; dolayısıyla da bu durum çalışanları politik davranışlar sergilemeye sevk etmektedir.

3.3. Politik Davranışın Ortaya Çıktığı Örgütsel Alanlar ve Faaliyetler

Belgede Tepe yöneticilerin kişilik özellikleri, güç temelleri ve politik davranışlarının örgütsel politika algısına etkisi (sayfa 169-172)