1.3. ÇATIŞMA VE ÇATIŞMA ÇÖZME İLE İLGİLİ

1.3.4. Çatışmanın Olumlu ve Olumsuz Sonuçları

Çatışma ne pozitif ne de negatiftir. Çatışma yaşamın parçası, büyüten ve geliştiren bir süreç olarak yapıcı olabildiği kadar, gelişimi engelleyen, işbirliğini önleyen, gerilim dolu, olumsuz bir atmosferde yaratabilir. Çatışmanın sonuçlarının olumlu ya da olumsuz olması çatışmanın nasıl anlaşıldığına ve nasıl çözümlendiğine bağlıdır.

Çatışmanın olumsuz bir kavram olarak görülmesi, çatışmanın anlamı hakkında yeterli bilgiye sahip olmamaktan ve geçmişteki olumsuz yaşantılardan hareketle çatışmaya yıkıcı bir anlam yüklemekten kaynaklanabilir. Bir olay ya da olgu hakkında bilgi yetersizliği onun hakkında yanılgılar oluşmasına neden olur. Yanılgılar ise o olayla karşılaşıldığında yanlış varsayımlarla ve yanlış bir anlayışla hareket edilmesi sonucunu doğurur (Hendricks, 1991; akt., Karip,1999).

Çatışmanın taraflar için yararlı sonuçlanması , aradaki iletişim ve ilişkilerin karşılıklı güven ve saygıya dayalı olmasını gerektirir. Böylece taraflar çatışmaya ilişkin gerçek duygu ve düşüncelerini, amaçlarını ve niyetlerini ortaya koyabilirler, diğerinin ihtiyaçlarının da olduğunun ve diğerinin ihtiyaçlarının da önemli olduğunun farkındadır. Yaşanan çatışmada iletişim; açık, güvene dayalı, karşıdakini önemseyen biçimde gelişiyorsa bireyler çatışmanın ne olduğunu gerçekçi bir biçimde tanımlayabilir ve birlikte, işbirliği içinde çözüm arayabilirler.

Çatışmaların kişilerarası ilişkileri güçlendiren bir işlevi vardır. Çatışma yaşayan taraflar birbirlerinin algılarını, düşüncelerini, istek ve ihtiyaçlarını anlarlar. Ayrıca çatışmaları yapıcı yolla çözmek bireyin kendini tanımasını, sosyal gelişmesini sağlıklı sürdürmesini destekler (Gillespie ve Chick, 2001).

Taraflar arsında iletişimin sınırlı olduğu, tarafların gerçek düşünce,duygu,amaç ve niyetlerini paylaşmadıkları çatışmalarda, çatışma süreci ve çatışmanın sonuçları olumsuz; birey ve örgüt için zarar verici hale gelir.Olumsuz çatışmalarda iletişim ve ilişkiler tek yönlü, savunmacı, karşı tarafı yıldırmaya, yanıltmaya, korkutmaya ve güce dayalı bir nitelik taşır. (Murphy,1994; akt., Karip, 1999).

41

Johnson ve Johnson’a göre her çatışma, yıkıcı ve yapıcı sonuçların ortaya çıkmasına ilişkin bir gizil güç taşır. Çatışmalar yıkıcı olarak çözüldüklerinde kızgınlık, öfke, düşmanlık ve şiddet duyguları yaratır, acıya ve üzüntüye yol açar (Türnüklü, 2003).

Çatışmalar yapıcı şekilde çözümlendiklerinde önemli değere sahiptirler. Bu durum çatışmaların varlığından daha çok nasıl çözümlendiklerinden kaynaklanmaktadır. Yapıcı şekilde üstesinden gelinen çatışmaların istenilen sonuçları (Deutsch,1973; Johnson ve Johnson, 1994; Johnson ve Johnson, 1995a):

Daha yüksek kalite ve miktarda başarı, karmaşık muhakeme ve yaratıcı problem çözme;

Artan kalitede karar verme;

Beklenmedik sıkıntılarla ve stresle daha iyi başetmede; sağlıklı bilişsel, sosyal, psikolojik gelişim;

Artan motivasyon ve hareket enerjisi; daha iyi kalitede arkadaşlarla, aile üyeleriyle ve iş arkadaşlarıyla ilişki,

Daha büyük bir sorumluluk, bağlılık ve ortak kimlik duygusu, birbirini sevme, saygı ve güven;

Çözüme ihtiyaç duyan problemlerin varlığının farkındalığında artış ve artan değişme güdüsü şeklindedir.

Ayrıca; Johnson ve Johnson, (1996) çatışmalar yapıcı olduğunda ki; a. tüm taraflar sonuçlardan memnun olmaları,

b. taraflar arasındaki ilişkinin güçlenip ve gelişmesi ( tartışmacılar birlikte daha iyi çalışabilirler ve daha çok saygı, güven ve birbirlerine sevgileri artar), c. tartışmacılar gelecekteki çatışmalarını da yapıcı yollarla çözümleyebilmeleri, gibi doğrudan sonuçlarının yanı sıra çatışmaların başka şekillerde de değerli olduğunu belirtmişlerdir;

1. Problemin çözülmesine odaklanır. Çatışmalar problemleri çözmek için kişiye enerji verir ve motive eder,

2. Kim olduğu ve değerlerin neler olduğuna açıklık getirir. Çatışmalar boyunca kimlik gelişir,

3. Değişme ihtiyacına açıklık getirir. Çatışmalar fonksiyonel olmayan davranış kalıplarını aydınlatır ve ortaya çıkarır,

4. Diğer kişinin kim olduğunu ve değerlerinin neler olduğunu anlamaya yardım eder,

42

5. Anlaşmazlıkları tarafların kendilerinin çözebileceği güvenini artırarak ilişkileri güçlendirir,

6. Ciddi bir çatışma yapıcı bir şekilde çözümlendiği her seferinde ilişki daha az kırılgan ve krizlerle problemlere karşı daha dayanıklı hale gelir,

7. İlişkiyi belirgin kızdırmalardan ve dargınlıklardan uzak tutar böylece olumlu duygular tam anlamıyla yaşanabilir, iyi bir çatışma başkalarıyla etkileşimde ki küçük gerilimleri çözümlemek için pek çok şey yapabilir,

8. Duyguları serbest bırakır (kızgınlık, anksiyete, güvensizlik, üzüntü gibi) ki eğer içerde tutuşurlarsa, ruh sağlını bozarlar,

9. Nelerin önemsendiğini, nelere kişinin adandığını ve değerleri açıkça tanımlar. Sadece kişi için değerli olan amaçları ve istekleri için savaşılır. Amaçlara daha çok adandıkça ve diğer kişiye daha fazla adandıkça, çatışmalar daha sık ve şiddetli olurlar,

10. Yaşama zevk, eğlence, heyecan ve değişiklik katar. Çatışma yaşamak sıkıcılığı azaltır, yeni amaçlar kazandırır, harekete geçmek için motive eder, çıkarları canlandırır.

Çatışma kaçınılmaz olabilir. Olumsuz sonuçlar kaçınılmaz değildir; etkili bir yönetimle engellenebilir ve hatta olumlu bir çatışmaya dönüştürülebilir.

Johnson ve Johnson (1995)’ın da ifade ettiği gibi çatışmanın yapıcı ya da yıkıcı olması o çatışmanın yönetimindeki farktadır. Anlaşıldığı üzere çatışmaların yapıcı ya da yıkıcı sonuçları, bireylerin verdiği tepkiler ve çözümleme yöntemlerinden etkilenmektedir. Yıkıcı çatışmalarda kişilerarasında artan kızgınlık, gerginlik, rekabet ve zarar verme çabası vardır. Savunmacı bir tutum ve kazanma hırsı gözlenir. Yapıcı çatışmalarda ise işbirliği, açık iletişim, olaylara karşı tarafın penceresinden de bakabilme ve karşılıklı güve duygusu vardır. İnsanlar esnektir ve değişime açıktır, davranışın sorumluluğunu üstlenir.

Deutsch (2001), yapıcı çatışma çözmenin belirleyicilerini; 1) Karşılıklı anlaşma, 2) Eşitlik, 3) Toplumsal paylaşma, 4) Güvenirlik, 5) Şiddetten kaçınma olarak aktarmaktadır.

43

Çatışmanın oluşması da çözülmesi de en az iki bireyin çatışma sürecinde gösterdikleri tutum ve davranışlara bağlıdır.

Çatışmaları çözmede olumsuz tutumların yerine sağlıklı, yapıcı, ilkeli, iletişime açık, işbirlikçi tutum ve davranışlar geliştirilmelidir. En başta okullar olmak üzere, çatışmalarda diğerlerine zarar vermeye yönelik tutum ve davranışların yıkıcı yaklaşımların yerine yapıcı yöntemlerin, bilgi ve becerilerini sürekli geliştirmeye yönelik, tutarlı,kararlı ve uzun dönemli bir çaba içine girilmelidir. Böyle bir çaba, problemleri karşılıklı çözme anlayışının gelişmesini ve diğerlerine karşı olumlu bakış açısının benimsenmesini sağlayabilecektir. Çatışmaların yıkıcı çözümlenmesindeki sonuçlar düşünüldüğünde bu çabaların herkes için olumlu etkileri olacağını göz ardı etmemek gerekmektedir..

Belgede Çatışma çözme becerilerini geliştirmeye yönelik grup rehberliğinin lise öğrencilerinin saldırganlık ve problem çözme becerileri üzerine etkisi (sayfa 52-55)