1.3. ÇATIŞMA VE ÇATIŞMA ÇÖZME İLE İLGİLİ

1.3.3. Çatışma Türleri

Literatürde; yaşamın her anında olan, kaçınılamayan, ele alınma ve çözümlenme süreçlerine göre yıkıcı sonuçlar kadar büyüme ve gelişmeye yol açan çatışmanın kategorilendirilmesi çalışmalarına rastlanmıştır.

Frank Harary 1960’lı yıllarda yaptığı incelemeler sonucunda çatışmayı sekiz kategoriye ayırmıştır;

1. Aktif Çatışma; Karşı karşıya gelen kişilerin, birbirlerinden hoşlanmamaları, birbirlerine kızdıkları zaman aktif çatışma oluşur. Aktif çatışma yaşayan kişiler birbirlerini dinlemeden, birbirlerini eleştirirler ya da kavga ederler. Kişilerin birbirleriyle aktif çatışma yaşamalarının belirgin ya da örtük sebepleri vardır. Bunlardan biri karşı tarafla olan olumsuz geçmiş yaşantıdır. Diğeri ise; bireyin kendi içerisinde olan bir özelliği karşı tarafta görerek ona karşı olumsuz tavır takınmasıyla oluşur. Birey

36

kendine yönelteceği öfkesini karşısında ki bireye yönelterek içinde yaşadığı kaygıyı azaltmış olur.

2. Pasif Çatışma; bu tür çatışmada insanlar herhangi bir sebepten ötürü birbirleriyle iletişim kurmazlar. Pasif çatışmalar bazen saldırganlığa dönüşür. Fiziksel ve sözlü saldırganlık gibi pasif saldırganlıkta da susarak karşıdaki öfkelendirilmeye çalışılır. Küsme alışkanlık haline gelir ve susma da silah olarak kullanılır. Pasif çatışmayı seçen bireyler genellikle öfkeyi içe atarlar ve ifade etmezler.

3. Varoluş Çatışması; Bir insan karşısındakinin sözlerini yanlış anlar ve onun sözleriyle ilgisi olmaya bir mesaj verirse bu varoluş çatışması olarak adlandırılır. Burada kişi dikkati kedisine yöneltmiştir yani kendi varoluşunu yaşamaya çalışmaktadır. Varoluş çatışmaları, kişilerin sahip oldukları özelliklerden kaynaklanabileceği gibi, içinde bulundukları sosyal ortamdan ve kültürde de etkilenebilmektedir. Günlük yaşamda yaşan imalı iletişimlerde de varoluş çatışmasın yaşanma olasılığı yüksektir.

4. Tümden Reddetme; Bir kişi kendine yöneltilen mesajı tümde reddeder, tamamıyla aksi görüşü savursa olur. Tümden reddetme davranışı sergileyen bireyler, belli bir konu üzerinde enine boyuna düşünmek yerine, kolayca toptancı çözümlere ulaşırlar. Ayrıntılara inmek, irdelemek, araştırmak ile tümden reddetme uyuşmamaktadır.

5. Önyargılı Çatışma; Kişiler belli bir konuda çatışmaya başlamadan önce o konuyla ilgili önyargılara sahiptirler. Tartışma sırasında ısrarla bu önyargılarını savunurlar; tartışma başlangıçta verdikleri kararları etkilemez. Önyargılı çatışmaların sürme sebebi, kişinin önyargılarını test etmek istememesidir.

6. Yoğunluk Çatışması; İki kişinin görüşleri arasında kısmen uyuşma olması durumundadır.

7. Kısmi Algılama Çatışması; Bir kişi karşısındaki kaynakta gönderilen mesajın ancak bir kısmını algılar, diğeri algılamazsa oluşur.

8. Alıkoyma Çatışması; Bir kişi karşısındaki kaynakta gönderilen mesajın tamamını anlar, fakat üçüncü kişiye doğru aktaramadığında yaşanır. Alıkoyma çatışması yaşayan kişi durumun farkında ise çevresi ile kuracağı iletişim kolaylaşacaktır aksi halde varoluş çatışması da eklenecektir.

Kişlerarası ilişkilerde farklı çatışmalara bir arada rastlanabilir, en çok önyargılı çatışma ile tümden reddetme birlikte sergilenmektedir. Güçlü önyargıları olanların,

37

karşılarındaki bireylerin görüşlerini tümde reddetme olasılığı yüksektir (Dökmen, 1994).

Diğer bir kategorilendirmeyi Deutsch (1973) yapmıştır. Çatışmaları tarafların algılama şekline ve gerçeklere göre incelemiştir.

1. Gerçek Çatışma; Bu tip çatışmalar gerçekte olduğu gibi algılanırlar. Çevrenin etkisine göre değişmezler. Örneğin; eşlerde biri evlerinde bulunan odayı resim atölyesi olarak kullanmak istiyor, diğeri ise aynı odayı çalışma odası olarak kullanmak istiyor. Bu eşler arasıda yaşanan gerçek bir çatışmadır.Eğer zaman planlaması yapıldığında çalışma saatleri aynı ana denk gelirse ve oda ikiye ayrılamaz ise gerçek çatışmanın çözümlenmesi zorlaşır.Çatışması olan taraflar işbirliği yapmazlar ise sonuç olumsuz olacaktır.

2. Tesadüfen Olan Çatışma; Bu tip çatışmaların oluşması belirli şartların yeniden düzenlenmesine bağlıdır fakat bu, çatışması olan tarafların farkında olmadığı bir durumdur. Tesadüfi çatışmalar eğer çatışmaya neden ola gereksinimleri karşılanmasına olanak sağlayacak alternatif seçenekler bulursa kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Bu tür çatışmalar, tarafların problem çözme gücüne, farklı seçenekleri görebilmelerine bağlıdır. Eğer taraflar dar çerçeveden olayı değerlendiriyorsa, aşırı duygu yüklerlerse ve farklı çözüm yollarını kabul etmiyorlarsa bu tip çatışmaların çözümü zora girer.

3. Yer Değiştirmiş Çatışma; Bu tip çatışmalarda taraflar sorunu dışındaki durumlar üzerinde tartışılır.

4. Yanlış Atfetmeden Ortaya Çıka Tartışma: Bu tip çatışmalarda genelde tartışmanın yanlış kişilerce yapılmasından doğar. Asıl sorun konuşulmadan farklı konular üzerinde tartışılır.

5. Gizli Çatışma: Bu bir sonuçtur. Çatışma vardır fakat fark edilmez. Kişi bastırma, yer değiştirme, savunma mekanizmalarını kullandığından çatışma yaşadığının bilincinde olmayabilir. Ya da birey henüz çatışmanın varlığından haberdar olmayabilir.

6. Hatalı Çatışma: Bu tür çatışmaların temelde bir sebebi yoktur. Genellikle yanlış algılamalardan kaynaklanır (Öner- Koruklu, 2003).

Çatışmalar durağan ve sabit kalmayabilirler, birinden birine geçiş gösterip veya birkaç kategoriyi kapsadığı durumlar olabilir. İnsan doğasının etkileşim halinde olması buna neden olmaktadır.

38

Çatışmalar, çatışma kaynaklarına göre ya da çatışmanın gerçekleştiği toplumsal- örgütsel düzeye göre sınıflandırılabilir. Çatışma kaynaklarına göre yapılan bir sınıflamada çatışmalar; değer çatışması,veri çatışması, çıkar çatışması, yapısal çatışma ve ilişki çatışması olarak tanımlanmıştır (Moore,1996.,akt; Karip, 1999 ).

1. Değer Çatışması: düşünce ve davranışları değerlendirme ölçüt farklılıklarından, manevi değer olan amaç ayrılıklarından, yaşam biçimi, ideoloji ya da din farklılığından,

2. Veri Çatışması: bilgi yetersizliği ve yanlış bilgiden, verilerin farklı yorumlanmasından, değerlendirme süreçlerinin farklılığından, nelerin ilgili olduğuna ilişkin görüş farklılığından,

3. Çıkar Çatışması: çıkarlar üzerinde algılanan ya da gerçekte var olan rekabetten, işlemsel çıkar farklılıklarından, psikolojik çıkar farklılıklarından,

4. Yapısal Çatışma: yapıcı olmayan davranış ve etkileşim biçiminden, kaynakların dağılımı, kontrolü ve sahipliğinden, yetki ve güç dengesizliklerinden, işbirliğini engelleyici çevresel, fiziksel ya da coğrafi etkenlerden, zaman sınırlılıklarından,

5. İlişkisel Çatışma: aşırı duygusallıktan, yanlış algılama, önyargı ve kalıpsal yargılardan, iletişim bozukluğu/zayıflığından, negatif davranış sürekliliğinden kaynaklanabilmektedir.

Johnson ve Johnson (1991) dört çeşit çatışmadan söz etmektedir:

1. Tartışma: Kişilerin düşünce ve bilgilerinin birbirine uymadığı durumlarda ortaya çıkan çatışma durumudur. Tartışma türü durumlarda iki kişinin anlaşmaya varmak için gösterdiği çaba tartışmadır.

2. Kavramsal Çatışma: iki zıt düşüncenin kişin kafasında kendiliğinden oluşmasıdır ve bunların uzlaşması gerekir. Bu tür çatışmaların çözümü için; kişilerin birbirinin bakış açıları ile ilgili kıl yürütüp, birbirinin bakış açılarını anlayarak, ortak bir karara varmaya çalışmaları gerekmektedir.

3. Çıkar Çatışması: bir kişinin isteklerini yapmasına, gereksinimlerini gidermesine engel olunması durumunda ortaya çıkan çatışmadır.Herkesin yaşamda çeşitli amaçları vardır ve bu açlara ulaşmak için de çaba gösterirler. Kişinin amacına

39

ulaştığında elde olumlu sonuca çıkar denir. İki kişinin çıkar elde etmek içi gösterdikleri çabanın birbirini engellemesi durumunda çıkar çatışmaları ortaya çıkmaktadır. Çözüm için: çatışma yaşayan tarafların birbirine istek ve beklentilerini belirtmeleri, iletişim kurmaları ve işbirliği yapmaları gerekmektedir.

4. Gelişimsel Çatışma: büyüme ve gelişme ile birlikte yaşama bakışın, beklentilerin ve isteklerin farklılaşması sonucunda ortaya çıkan çatışma türüdür. Kişini içinde bulunduğu gelişim dönemine bağlı olarak, çevresindeki kişilerle, yaşadığı çatışmaların nedenleri de farklılık göstermektedir. Örneğin; ergenlik dönemi öncesinde annesi ile olumlu ilişkiler kurabilen genç, ergenlik döneminde akranlarıyla ilişkileri önem kazanabilir ve annesi ile çatışma yaşayabilir (Akt; Taştan, 2004).

Okullardaki yaşanan çatışmalar ise aşağıdaki gibi sınıflandırılmaktadır: (Johnson ve Johnson, 1995a)

1. Tartışma Ortamı: Tartışma bir kişinin fikirlerinin, bilgilerinin, sonuçlarının, teorilerinin ve düşüncelerinin bir diğer kişininkilerle çatıştığı ve bu iki kişinin uzlaşmaya vardığı zaman gerçekleşir. Akademik tartışma yapıcı bir şekilde yönetildiği zaman sınıf içinde öğrenmeyi ve fikir tartışması da okulda yüksek kalitede fikir üretmeyi kolaylaştırır.

2. Kavramsal Çatışma: Birbirine zıt fikirler, kişinin aklında eş zamanlı olarak oluştuğunda ya da bireyin önceden sahip olduğu bilgiyle uyuşmadığı zaman kişi kavram çatışması yaşar. Birey kavramsal çatışmayı, sunulan fikirler ve tartışmalar gibi-ki bunlar bir diğerinin özgün durumuyla bağdaşamaz- tartışma ortamıyla kaynaştığı zaman yaşarlar.

3. İlgi Alanlarının Çatışması: Bireyin hedefleri en yükseğe çıkartma çabası bir diğer bireyin hedeflerine engel olup yolunu kapatıyorsa kişiler arası çatışma ortaya çıkar. Öğrenciler arasındaki en yaygın örnekler; kaynaklar üzerine tercih belirtmek (dışarıda piknik masasında yemek istiyorum, kafeteryada değil) gibi ve bunun sonucu olan aşağılama tehdit veya fiziksel saldırganlık gibi ilişki silsilesi ortaya çıkar ( Sen gerçek bir aptalsın).

4. Gelişimsel Çatışma: Gelişimsel çatışma yetişkin ve çocuk arasındaki, istikrarlılığın güçlerine karşı koymaya dayanan birbirine bağdaşmayan davranışlar ve çocuğun içindeki değişimden kaynaklanır.

40

Belgede Çatışma çözme becerilerini geliştirmeye yönelik grup rehberliğinin lise öğrencilerinin saldırganlık ve problem çözme becerileri üzerine etkisi (sayfa 47-52)